Kapat
öğrenme nedir
Genel Psikoloji 294 13

Öğrenme Nedir

Öğrenme Nedir?

Öğrenme birçok kişi bir şeyi ezberlemek veya o şeyi okumak bilmek olarak zanneder. Fakat öğrenmenin tanımı aslında öyle bir şey olmadığını öğrenmenin sadece bildiğin şey olmadığını gösteriyor. Psikolojiyi ele aldığımız psikolojinin insan ve hayvan davranışlarıyla uğraştığını söylemiştik. Bunun sonucunda Psikolojinin bir çok araştırma tekniği olduğunu da dile getirmiştik. Psikoloji ilk başta araştırdığı şey davranıştır. Daha sonra ise öğrenmedir. Bizde öğrenmeyi bu gün elle almaya çalışacağız.

Öğrenme NEDİR- TANIMI

Öğrenme, tekrar ya da yaşantı sonucu davranışta meydana gelen bir değişiklik olarak tanımlanabilir. Bu tanımda üç önemli öğe vardır:

  1.  Öğrenme davranışta bir değişikliktir, bu değişiklik iyiye doğru olabileceği gibi kötüye doğru da olabilir.
  2. Tekrar ya da yaşantı sonucu meydana gelen bir değişikliktir büyüme, olgunlaşma ya da sakatlanma sonucu meydana gelen değişiklikler öğrenme değildir. Tanımın bu kısmı öğrenmeyi, doğuştan gelme türe özgü davranışlardan ayırmaktadır.
  3. Öğrenme adını alabilmesi için değişikliğin oldukça devamlı olması gerekir; hayli uzun bir süre devam etmelidir. Bu ifade güdü, yorgunluk, fizyolojik uyum gibi kaynaklara bağlı değişiklikleri tanımın dışında bırakmaktadır.
öğrenme ve icra

Öğrenme ve İcra

Öğrenme ve İcra

Öğrenme’yi icradan (performance) ayırdetmek çok önemlidir. İcra sadece, insan ya da hayvanın yaptığıdır, öğrenme icraya katkıda bulunur ama bileşenlerinden sadece biridir.

  • Örneğin güdü de (motivation) icranın bir başka bileşenidir, öğrenilmiş ya da öğrenilmemiş daha pek çok etken insan ve hayvanın yaptıklarını etkiler.

Ama durum böyle de olsa, bizim ölçüp inceleyebileceğimiz yine de yalnızca bir organizmanın icrasıdır. Biz, icrayı etkileyen koşullarla ilgili bilgimizi kullanarak ya da uygun kontrol yollarıyla, icranın öğrenmeyle mi yoksa başka etkenler yoluyla mı değiştiğini vardarız. Ayrıca, öğrenilmiş ve öğrenilmemiş etkenler çok karmaşık etkileşimler içindedir.

  • Örneğin, öğrenilmiş davranış da dahil olmak üzere pek çok davranış güdüye bağlıdır. Bir labirenti öğrenmiş olan rat, aç olmadıkça ya da her hangi bir şekilde güdülenmedikçe iyi bir icra göstermez. Yani bu durumda, öğrenmenin icra olarak kendini göstermesi için güdünün onu ortaya çıkarması gerekir. Psikologların, öğrenme süreçlerini incelerken, icrayı etkileyen çeşitli etkenleri hatırlama konusunda çok dikkatli olmalar gerekir.
genel uyarılmışlık hali

Genel uyarılmışlık hali ve öğrenme arasındaki bağlantı

Genel Uyarılmışlık Hali ve Güdü

Öğrenme için önemli koşullardan biri genel uyarılmışlık halidir (arousal): öğrenebilmesi için bir organizmanın genel uyarılmışlık halinde olması gerekir; ancak çok fazla da olmamalıdır. Eğer bir organizma çok zayıf bir genel uyarılmışlık durumunda ise, örneğin uykuda ise, öğrenemez. Her ne kadar uykuda bir miktar öğrenme olabileceği ileri sürülmüşse de söz konusu miktar o kadar azdır ki gerçekten var olup olmadığı tartışma götürür. Öğrenmenin verimli olabilmesi için tamamen uyanık ve tetikte (alert) olmak gerekir.

Belli bir noktaya kadar, genel uyarılmışlık hâli ne kadar yüksekse öğrenme de o kadar iyi olur. O noktadan sonra, yani organizma aşırı derecede uyarılmış ise, çoğu öğrenme biçimleri yavaşlar. Şu halde genel uyarılmışlık ile öğrenme arasındaki bağlantı ters U biçiminde bir eğridir. Yüksek derecede uyarılmışlık, aşırı kaygı (anxiety) ya da şiddetli heyecan haline geldiğinde, öğrenme ciddi şekilde engellenir.

  • Örneğin bir rat, köpeği ya da başka bir hayvanı kaçınmaya koşullayan deneyci, elektrik şokunu çok kuvvetli yapmamaya dikkat etmelidir. Hayvanı  “alesta” durumda tutan ve şoktan kaçmak ya da kaçınmak için yeterli güdüyü sağlayabilen zayıf şoklar kullanmak en uygun davranıştır. Çok kuvvetli bir şok hayanı o kadar heyecanlandırır ki kafesin içinde oraya buraya sıçramaktan uyarı işaretine dikkat bile edemez. Bu durum öğrenmeyi öylesine yavaşlatır ki çoğu kez hayvan istenileni hiç öğrenemez. Sınavlara hazırlanan öğrenciler de kendilerini aynı durumda hissedebilirler. Çalişmayı çok geciktirirlerse kendilerini öyle bir panik durumunda bulabilirler ki, orta derecedeki genel uyarılmış durumunda kolayca öğrenebilecekleri bir şeyi, dikkatlerini toplayıp öğrenemezler. Bazı öğrencileri sınav sırasında yaşadıkları tutulma durumu da benzer bir olaydır. Ancak bu durumda söz konusu olan, öğrenmeden çok, öğrenilmiş olanı hatırlama sorunudur.

Genel uyarılmışlık hali ve güdü arasında ki bağlantı

Genel uyarılmışlık hâli ile güdü arasındaki bağlantı daireseldir. Genel uyarılmışlık halinde olan bir denek, ses, koku, çevredeki yeni nesneler gibi dış uyarıcılarla kolayca güdülenir. Bu uyarıcılar denekte meraka ve araştırcı davranımlara (exploratory responses) yol açar. Diğer taraftan, açlık, susuzluk gibi içsel bir güdüsü olan denek de, bu güdünün etkisiyle genel uyarlmışlık haline gelerek faaliyet göstermeye ve çevreyi araştırmaya yönelir.

Güdü önemlidir, çünkü organizmayı, ödüllendirilmesine olanak sağlayan belirli ya da genel davranımlar (responses) yapmaya yöneltir. Diyelim ki bir anne, biraz susamış olan küçük oğluna kendisine bir bardak su gösterildiğinde “su” demesini öğretmek istiyor. Bunu gerçekleştirmenin bir yolu, çocuk öğrenmeye hazır duruma geldiğinde annenin bardağı göstererek “su” demesidir. Çocuk kelimeyi tekrarlarsa kendisine ödül olarak bir yudum su verilir. Eğer çocuk güdülüyse bir çok şeyi dener. Bardağı yakalamaya çalışabilir, ağlayabilir, başını sallayabilir, annesine dilini çıkarabilir ya ”su” kelimesini taklit edebilir ki bu doğru davranım olur. Eğer çocuk güdülü değilse, bu davranım yapılma olasılığı zayıflar, öyle ki çocuk doğru davranımı yapmaz, dolaysıyla da o davranımı öğrenme olanağına sahip olmaz şu halde güdü, öğrenme için son derece önemli bir koşuldur; çünkü deneği genel uyarılmışlık haline getirmekte ve çevrenin farkına vararak çeşitli davranımlar yapmasını sağlamaktadır. Bu durumda uygun bir davranım yapılınca da onu ödüllendirmek mümkün olmaktadır.

pegasus

Bir At Mitolojiden Başka Hiç Bir Şekilde uçamaz

Türe Özgü Hazır Olma

Öğrenmeyle ilgili diğer bir önemli nokta şudur: Bir organizmaya ancak genetik donanımının elverdiği davranımları öğretebiliriz. Diğer bir deyişle, her organizma türü (bazen de soyu) bazı davranımları yapmak üzere hazırlanmıştır fakat diğer bazı davranımları yapmaya hazarlıklı değildir.

  • Örneğin bir köpeğe ya da insana uçmayı öğretemeyiz çünkü her ikisi de uçmak için gerekli yetiye sahip değildir. Bir şempanzeye konuşma öğretemeyiz, çünkü konuşma gerekli türe özgü hazırlık, yalnızca insanların beyninde vardır. Her köpeğe av köpekliği öğretilemez, çünkü bazılarının yapılar buna uygun değildir. Buna karşılık, av köpeği olarak üretilmiş köpeklere bu davranışlar kolayca öğretilebilir.

Rakun deneyi

Diğer ilginç bir örnek de “The Misbehavior Organisms” adlı makalede (Breland ve Breland, 1961) söz konusu edilen örnektir. Breland’lar ticari amaçla, örneğin büyük mağazalar reklamları için devamlı olarak hayvan eğitmektedirler. Bir keresinde, yine bir reklam için, rakun denen bir hayvana, beli yerden alacağı bozuk paraları küçük bir kutuya (“banka”ya) atmayı öğretmek istemişlerdir. Bu hayvanlar genellikle beceri kazanmaya çok yatkındırlar; ancak söz konusu durumdaki rakun eğiticileri ne hayli güçlük çıkarmıştır. Eğiticiler her zamanki gibi yine hayvana uygun davranış için yiyecek biçiminde ödül vermekle işe başlamışlardır.

Beklentilerine uygun olarak hayvanın ilk paraya çok kolay olmuştur. Ancak sıra bu parayı kutuya atmaya gelince işler birdenbire güçleşmiştir. Rakun bozuk parayı küçük bir yiyecek parçası yerine koyarak, tıpkı yiyecekleri yaptığı gibi parayı da kutunun kenarına sürtüp sürtüp sonra geri çekerek sımsıkı tutmaya ve bu işlemi tekrarlamaya başlamıştır. Hayvanın, sonunda parayı kutuya atıp ödüllendirilmesi için hayli zaman gerekmiştir.

Ancak, deneyciler duruma ikinci bir para daha ekleyince işler büsbütün karışmıştır. Rakunun şimdi oynayacak iki  nesnesi olmuştur. Bunları cimrice bir tavırla sımsıkı tutarak bir birine sürtmeye başlamıştır. Deneycilerin söylediklerine göre bu davranış dakikalarca sürmüştür. Tabii rakunun davranışı amaca pek uygun olmamıştır; çünkü reklamın amacı parayı banka koymanın ne kadar iyi olduğunu göstermektir. Böylece, rakunları “bankaya para yatırmak üzere yetiştirme projesi bir kenara bırakılmıştır; çünkü türe özgü davranım istenilen davranımın öğrenilmesini engellemiştir.

Öğrenme Durumları

Öğrenme, deneysel olan ya da olmayan çok çeşitli durumlarda yer alır. Bir durumdaki öğrenmeyi inceleyip bunu başka bir durumda olup bitenlerle karşılaştırırsak bu iki durumdaki öğrenmenin farklı tip öğrenmeler olduğu görüşüne yönelebiliriz. Aslında farklı durumlardaki öğrenmelerin gerçekten farklı olduğundan emin olamayız. En güvenli yol tipik durumlara bakıp her birinde olup bitenleri betimlemektedir. Öğrenme durumlarında karşılaşabileceğimiz olayların hemen hepsini kapsayan üç öğrenme durumu seçtik:

  1. Klasik koşullama,
  2. Edimsel koşullama ve
  3. Bilişsel öğrenme.
KAYNAK

(CLIFFORD T. MORGAN) (PSİKOLOJİ YE GİRİŞ)

Bu öğrenme koşullarının hepsini de ayrı ayrı bakabilirsiniz.

Psikoloji alanından sizin için araştırıyoruz.

Aklınıza takılan her soruya cevap vermek için yorum yapabilirsiniz.

Bize destek olmak için e-mail ile abone olabilirsiniz.

 

“Öğrenme Nedir” üzerine 13 yorum

  1. Murat dedi ki:

    Öğrenme üzerine oldukça etkileyici bir çalışma olmuş. Bilgiler ve paylaşım için teşekkürler.

    1. Fatih Yetim dedi ki:

      bizde yorumunuz için teşekkür ederiz.

  2. Mehmet dedi ki:

    Çok güzel bir içerik olmuş gerçekten yeni akımı takipteyim

  3. Guneydesign dedi ki:

    Öğrenme Konusu gerçekten önemli birçok okur yazar gencimiz okuduğunu anlamıyor anladığını yanlış yorumluyor faydalı bir makale olmuş tebrikler

  4. MEHMET ÇELİK dedi ki:

    Yazınız için teşekkür ederim. Rakun hikaesini sevdim 🙂 zengin olmuştur şimdiye 😀

    1. Fatih Yetim dedi ki:

      farklı bakış açılarını severim 😀

  5. Osman dedi ki:

    Öğrenmenin detayları hakkında muhteşem bir yazı olmuş. Özellikle rakun deneyi kısmını çok dikkatli okudum.

  6. Ballı Soprano dedi ki:

    Rakun deneyi çok ilginçmiş özellikle. Arkasında akademik bir bilginiz veya bu işe gönül verdiğiniz belli bu kadar güzel anlattığınıza göre bu konuları.

  7. Hasan BB dedi ki:

    özellikle öğretmen adaylarının formasyon aldıkları derslerden bir tanesidir. Alan sınavlarına girecekler için öğrenme alanında güzel bilgi

  8. Salih dedi ki:

    Öğrenme ile ilgili bu kadar şey olduğunu ve bu kadar uzun olduğunu hiç bilmezdim. 🙂 öğrenme öğrenmektir. 🙂 bu kadar uzun mu olmalıydı yani anlatımınız. 🙂 diğer alt başlıklar zaten bitmek tükenmek bilmiyor. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir